top of page
Open Site Navigation
  • Facebook
  • Instagram
  • Youtube
  • LinkedIn
  • Whatsapp

KALP KAPAĞI HASTALIKLARI

KALP KAPAĞI HASTALIKLARI
Kalbimiz nerede bulunur?
Kalbimiz göğüs kafesinin içerisinde, göğüs kemiğinin (iman tahtası) arkasında, perikard denilen bir kese içerisinde ve diafragma kası (solunum kası) üzerinde yer alır. Kalbimiz kabaca, tabanı sağa, arkaya ve yukarıya, tepesi sola, öne ve aşağıya doğru uzanan bir koniye benzetilebilir. Kalbin ağırlığı kadınlarda yaklaşık 220 gr, erkeklerde ise ortalama 300 gr kadardır.
Kalbimizin görevi nedir?
Vücudumuzdaki tüm dokular yaşamını devam ettirebilmek için oksijen ve besin maddelerine ihtiyaç duyar. Bu yaşamsal maddelerin vücudumuzun en uç noktalarına kadar taşınması ise kan aracılığı ile olur. Büyük oranda kas dokusundan oluşan kalbin temel fonksiyonu kanın tüm vücutta devridaimini sağlamaktır. Kalbimiz dakikada ortalama 70 kez, günde yaklaşık 100.000 kez kasılarak her gün yaklaşık 8 ton kanı vücudumuza pompalamaktadır. Bu nedenle kalbimiz yaşamımızın merkezinde yer alır dersek yanlış olmaz.

Kalbimizin yapısı nasıldır, kanı nasıl pompalıyor?
Kalbimiz dört boşluklu bir yapıya sahiptir. İki adet atrium (kulakçıklar) ve iki adet ventrikülden (karıncıklar) oluşur. Aralarındaki bir duvar yapısı sayesinde kalp boşlukları sağ ve sol yarım olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Atriumlar kalbin üst kısım boşlukları toplar damarların kalbe getirdiği kanın döküldüğü ilk boşluklardır. Sağ atrium tüm vücuttan gelen oksijenini yitirmiş venöz kanın döküldüğü boşluk iken, sol atrium akciğerlerde oksijenlendikten sonra kalbe dönen kanın döküldüğü boşluktur. Ventriküller ise kalbin ana pompa odacıklarıdır. Sağ ventrikülün görevi, sağ atriumda toplandıktan sonra bir kapaktan (triküspit kapak) geçerek kendisine gelen oksijenden fakir kanın başka bir kapağın açılması (pulmoner kapak) sonucunda ana pulmoner arter yolu ile akciğerlere pompalanmasıdır. Sol ventrikülün görevi ise, akciğerlerde tekrar oksijenlendikten sonra sol atriumda toplanan ve bir kapaktan (mitral kapak) geçerek kendisine gelen oksijenden zengin kanın, başka bir kapağın (aort kapağı) açılması sonrasında aorta aracılığı ile tüm vücuda pompalanmasıdır.

Kalbin içerisindeki kapakların temel görevi nedir?
Kan, kalp içerisinde daima tek bir yönde akar ve bunu, kalpte yer alan tek yönlü açılabilen kapaklar sayesinde başarır. Bir kapaktan geçen kan, geri dönmek istediğinde kapanan kapak nedeni ile hep ileriye doğru akar.

Kalbimizde kaç tane kapak vardır ve nerelerde bulunur?
Kalp içerisinde dört adet kapak mevcuttur. Aort kapağı, sol karıncık ile aort arasında yer alır. Pulmoner kapak, ana pulmoner arterin (akciğer atardamarı) başlangıç kısmında yer alır. Atrioventriküler kapaklar da denilen diğer iki kapak (triküspit ve mitral kapaklar)ise kulakçıklar ile karıncıklar arasında yer alır. Kulakçıkların kan ile dolmasını takiben kan bu kapaklardan geçerek karıncıklar içerisine doğru akar. Karıncıkların kasılması basıncın artmasına neden olur. Artan basınç sayesinde giriş kapaklarının (atrioventriküler kapaklar) kapanması sağlanarak kanın tekrar kulakçıklara doğru geri kaçışına engel olunur. Yüksek karıncık basıncı diğer taraftan kanın kalbi terk edebilmesi için çıkış kapaklarının (aort ve pulmoner arter kapakları) açılmasını da sağlar. Sağ atrioventriküler kapak sağ kulakçık ile sağ karıncık arasında yer alır ve triküspit kapak adını alır. Sol atrioventriküler kapak sol kulakçık ile sol karıncık arasında yer alır ve mitral kapak adını alır.
Kalbimizdeki kapakların yapısı nasıldır ve nasıl çalışırlar?
Kalp kapakları, leaflet isminde ince yaprakçıklara sahiptir. Kalbin kulakçıkları ve karıncıkları arasındaki (atrioventriküler) kapaklar ( triküspit ve mitral kapaklar) çalışma şekli olarak birbirlerine benzerler. Triküspit kapakta üç adet yaprakçık bulunurken, mitral kapağın iki adet yaprakçığı mevcuttur. Bu yaprakçıklar tabanlarından halka benzeri bir yapıya sıkıca tutunmaktadırlar. Bu yaprakçıklar, kanın geçişi sırasında birbirinden uzaklaşarak kapağı açık konuma getirirler. Karıncıkların kasılması sırasında ise serbest kenarları birbirleri ile öpüşür tarzda yukarıya doğru yer değiştirerek kapağın kapanmasını sağlarlar. Yaprakçıklar, serbest uçlarının alt kısımlarından çıkan ip benzeri yapılarla (korda tendinealar) karıncık içerisindeki kas gruplarına (papiller kaslar) tutunurlar.
Karıncıkların kasılması sırasında artan basınç etkisi ile kulakçıklar ve karıncıklar arasındaki kapaklar kapanır ve kanın kulakçıklara geri kaçışı engellenir. Bu normal çalışma düzeni, tüm kapak ve kapak altı yapıların birbirleri ile ahenkli bir şekilde fonksiyon göstermesisayesinde başarılır. Bu kapak ve kapak altı yapıların (halka benzeri yapı, yaprakçıklar, ip benzeri yapılar ve papiller kaslar) çalışmasını bozan herhangi bir patoloji, kapağın normal şekilde açılıp kapanmasına engel olarakkulakçıklar ve karıncıklar arasındaki kapaklarda (mitral ve triküspit) sorunlara yol açar.
Aort ve pulmoner kapaklarda yapı (her ikisi de üçer adet yaprakçıktan oluşur) ve çalışma şekli olarak birbirlerine benzerler. Sol karıncık ile aorta arasında yer alan aort kapağı, sol karıncık içerisindeki basıncın aort basıncını geçmesi ile aort içerisine doğru açılarak kanın geçişine izin verir. Sol karıncığın kasılması sonlanıp tekrar gevşemeye başladığında, aort kapağının yaprakçıları kapanarak aort içerisine pompalanan kanın sol karıncığa geri dönmesine engel olur. Pulmoner kapak ise ana pulmoner arterin (akciğer atardamarı) başlangıcında bulunur ve aynen aort kapağı gibi fonksiyon gösterir. Kalbin sağ karıncığıkasılırken artan basınç ana pulmoner arter basıncını geçtiğinde açılır, sağ karıncık gevşemeye başladığında ise kanın geri dönmesine engel olacak şekilde tekrar kapanır. Bu kapakların da normal şekilde açılıp kapanmasına engel olan çeşitli hastalıklar neticesinde aort kapağı ve pulmoner kapak hastalıkları ortaya çıkar.

Kalp kapağı hastalıkları ne gibi belirtilere yol açar?
Kalp kapağındaki sorunun (darlık/yetmezlik) ciddiyetine göre, hastalarda herhangi bir şikayet görülmeyebileceği gibi, kalp yetmezliğine bağlı şiddetli şikayetler ortaya çıkabilir.
Hastalarda en sık karşılaşılan şikayetler yorgunluk, çarpıntı (ritim sorunları), nefes darlığı, bacaklarda şişlik ile vücudumuzdaki çeşitli atardamarlara pıhtı atmasına bağlı felç ve benzeri klinik tablolardır.
Bir kalp kapağında hem darlık hem de yetmezlik birlikte bulunabilir mi?
Kalp kapaklarında izole darlık veya yetmezlik olabileceği gibi, bazı hastalarda hem darlık, hem de yetmezlik birlikte bulunabilir. Bir kapağın açılmasını kısıtlayan sorun, o kapağın kapanmasını da kısıtlıyorsa, darlık ve yetmezlik birlikte bulunabilir.
Kalp kapağı sorunları doğumsal olabilir mi?
Kalp kapağı hastalıklarının bir kısmı doğumsal, bir kısmı ise sonradan kazanılmış (edinsel) sorunlardır.
Kalp kapağı sorunlarında ameliyat kararı nasıl verilir?
Hastanelerimiz takibindeki kalp kapağı hastalarında ameliyat kararları, farklı branşlardaki uzman hekimlerin oluşturduğu “Kalp Takımı” üyelerinin ortak kararı ile alınmaktadır. Bu kurulda hastalar tüm yönleri ile ayrıntılı şekilde değerlendirdikten sonra hastaya en uygun tedavi yöntemi konusunda önerilerde bulunulur.











AORT KAPAĞI HASTALIKLARI

Aort kapağı nerede bulunur ve görevi nedir?
Aort, vücudumuzun en büyük atardamarı olup, kalbimizin sol karıncığından çıkar. Aort kapağı, sol karıncık ile aort arasında yer alır. Normalde üç yaprakçıktan oluşur. Sol karıncığın kasılması sonucunda açılan aort kapağının yaprakçıkları arasından geçen kan büyük bir basınç ile ileriye doğru pompalanır. Sol karıncığın kasılması bittiğinde kapağın yaprakçıkları tekrar kapanarak aort içinde bulunan kanın geriye dönmesine engel olur.
Aort darlığı ne demektir?
Sol karıncığın çıkım yolundaki darlıklar aort kapağının altında, kapak seviyesinde veya kapak seviyesinin üzerinde olabilir. Yetişkin hastalardaki darlıkların %95’i aort kapak seviyesinde yer alır.
Normalde aort kapağı açıldığında, kanın geçebilmesi için yaprakçıklar arasında yaklaşık 3-4 cm2’lik bir açıklık ortaya çıkar. Aort kapak yaprakçıklarının sağlıklı olarak açılmasına engel olan tüm hastalıklar aort kapağında darlığa neden olurlar. Aort kapak açıklığı 1 cm2 oluncaya kadar hastaların büyük çoğunluğunda belirgin bir şikayet tespit edilmeyebilir, bu açıklık 0.7 cm2’nin altında ise kritik aort kapak darlığı mevcuttur. Aort darlığında aort kapak alanı yılda ortalama 0.1-0.3 cm2 azalma gösterir.
Aort kapağındaki darlığın nedeni nedir?
Aort kapağındaki darlıkların iki ana sebebi mevcuttur.
a. Romatizmal Nedenler:
Gelişmiş ülkelerdeki aort kapak darlıklarının %30-40ının nedeni çocukluk çağında geçirilmiş bademcik enfeksiyonuna bağlı gelişen akut romatizmal ateş sekelidir. Bu dönemde etkilenen yaprakçıklar yıllar içerisinde birbirine yapışır ve kireçlenme nedeni ile aort kapağında ciddi darlıklar ortaya çıkar. Ülkemizde bu oran daha yüksektir.
b. Romatizmal olmayan nedenler:
i. Doğumsal aort darlığı:
Doğumsal aort darlıklarının en sık nedeni aort kapağının üç yerine iki yaprakçıktan oluşmasıdır (biküspid aort kapağı). Bu hastalık çok yaygındır. Toplumdaki görülme sıklığı %0.9-2dir. Bu hastalar tüm yaşamları boyunca normal bir yaşam sürebileceği gibi, ilerleyici kireçlenme, aort kapak yetmezliği veya aort damar hastalıkları gelişebilir. Kapaktaki kireçlenme genellikle 50-60’lı yaşlarda ortaya çıkar
ii. Dejeneratif (yaşlılığa bağlı, aterosklerotik tip, sebebi bilinmeyen kalsifik tip) aort darlığı:
İleri yaşta görülen aort kapak darlığı olup kapağın yaprakçıklarında ileri derecede kireçlenme mevcuttur. Çoğunlukla 70-80’li yaşlarda ortaya çıkar.

Aort kapağı darlığında neler olur?
Aort kapağındaki darlık arttıkça, kalbin sol karıncığı vücudun ihtiyaç duyduğu miktarda kanı bu darlıktan geçirebilmek için daha kuvvetli kasılmaya başlar ve sol karıncığın kas kitlesi 2-3 katına çıkar (hipertrofi). Bu durum, bir vücut geliştiricinin antrenman yaptığı ağırlığı sürekli arttırarak daha fazla kas yapmasına benzetilebilir. Bu sayede aort kapağındaki darlık uzunca bir süre bulgu vermeyebilir ancak EKO kontrolü yapılacak olursa darlığın her iki tarafı arasında ciddi bir basınç farkı olduğu kolayca tespit edilebilir.
Aort darlığında hangi şikayetler görülür?
Aort darlığında şikayetler ortaya çıktıktan sonra ameliyat edilmez ise hastalığın seyri oldukça dramatiktir. İlk bulgu genellikle efor sarf ederken çabuk yorulmadır.
Sol karıncığın kas kitlesinin artması nedeni ile bu hastalarda (koroner arter hastalığı olmasa bile) koroner arterlerin taşıdığı kan yeterli gelmemeye başlar ve hastada göğüs ağrısı şikayeti ortaya çıkabilir (kapağa müdahale edilmez ise ortalama yaşam süresi 5 yıldır).
Aort kapağındaki darlık nedeni ile efor sırasında hastada bayılma ortaya çıkabilir (kapağa müdahale edilmez ise ortalama yaşam süresi 3 yıldır).
Zamanla kalbin sol karıncık boşluğunun gevşemesi de bozulmaya başlar. Bu durumla baş edebilmek için sol kulakçık daha kuvvetli kasılmaya başlar. Sol karıncığa kan doluşu büyük oranda sol kulakçığın kasılmasına bağımlı hale gelir. Bu hastalarda gelişebilecek ani bir ritim sorunu (atrial fibrilasyon) sol kulakçığın kasılmasını durdurarak hastada şiddetli kalp yetmezliği tablosuna yol açabilir (kapağa müdahale edilmez ise ortalama yaşam süresi 2 yıldır).
Aort kapak darlığı ani ölüme neden olabilir mi?
Aort kapak darlıkları en ölümcül seyreden kapak hastalığıdır. Şikayeti olmayan hastalarda ani ölüm riski %5 iken, şikayeti olan hastalarda ani ölüm riski %20lere kadar çıkabilir.






AORT YETMEZLİĞİ
Aort yetmezliği ne demektir?
Aort kapağının yeterince iyi kapanamaması sonucunda sol karıncığın gevşeme döneminde kanın aorttan sol karıncık içerisine doğru geri kaçması durumudur. Sol karıncığa geri kaçan kan miktarına göre şiddeti belirlenir.

Aort kapak yetmezliğinin nedenleri nelerdir?
Aort kapağının yaprakçıklarının düzgün şekilde kapanmasını engelleyen tüm durumlar aort yetmezliğine neden olur. Gelişmiş ülkelerde aort yetmezliğinin en sık nedeni romatizmal aort kapak hastalıklarıdır. Çocukluk çağında geçirilen bademcik enfeksiyonlarının aort kapak yaprakçıklarında oluşturduğu çekilmeler kapağın tam olarak kapanmasına engel olur. Ayrıca aort kapağını etkileyen enfektif endokardit (kapakta mikrobik enfeksiyon) nedeniyle yaprakçıklarda harabiyet gelişir ve aort yetmezliğine neden olabilir. Aort kapak, künt göğüs travmalarınden en fazla etkilenen kapaktır. Travma nedeni ile aort kapak yaprakçıklarında oluşan yırtılma ve delinmeler aort yetmezliğine neden olabilir. Kapağının tutunduğu aort dokusunu etkileyen patolojiler (Marfan, Ehler-danlos ve osteogenesis imperfekta gibi bağ doku hastalıkları) de aort kapağında yetmezliğe neden olabilir. Bu durum aort kökünde genişlemeye neden olan anevrizmalar ve diseksiyonları da kapsar. Doğumsal biküspit aort kapağına sahip hastalarda aort yetmezliği ortaya çıkabilir. Günümüzde nadir olarak görülen sifilize bağlı aort tutulumu, romatoid artrit ve SLE gibi romatolojik hastalıklarda da aort yetmezliği gelişebilir.

Aort kapak yetmezliğinde neler olur?
Aort kapağın geriye doğru kaçırdığı kan nedeni ile kalbin sol karıncığında volüm yüklenmesi ortaya çıkar. Süreç yavaş işlediği taktirde sol karıncık gevşeyerek ve hacmini genişleterek bu kronik volüm yüklenmesini tolere etmeye çalışır. Sol karıncıktaki genişleme ve gevşeme sayesinde kanın kalbin gerisindeki dokularda (sol kulakçık ve akciğerlerde) birikmesinin önüne geçilmeye çalışılır ve hastada şikayet olmaz. Kalbin boyutları sinsice büyümeye devam eder. Bir süre sonra kalbin kasılma fonksiyonları da bozulmaya başlar ve hasta kalp yetmezliği tablosuna girer.
Ani gelişen aort yetmezliğinde (enfektif endokardit ve kapağa uzanan akut aort diseksiyonu gibi) ise kalbin kendisini bu duruma adapte etmek için yeterli zamanı olmadığı için hasta kısa sürede akciğer ödemi ve kardiyojenik şok tablosuna girer.
Aort kapak yetmezliğinde hangi şikayetler görülür?
Hafif aort yetmezliği hastada herhangi bir şikayete neden olmaz. Orta ve ağır aort yetmezliği de sinsi seyirli olduğu için uzun yıllar boyunca hastada şikayete neden olmaz. Genellikle ilk şikayet eforla gelen nefes darlığıdır ve bu durum sol karıncığın kasılma gücünün azaldığını gösterir. Hastalarda ayrıca geceleri nefes darlığı ile uyanma, sol yanlarına yattıklarında kalp atışlarının yarattığı sarsıntıdan rahatsız olma ve göğüs ağrısı şikayetleri gelişir. Şiddetli kalp yetmezliğinin gelişmesi uzun yıllar alır.

Aort kapak yetmezliği ölümcül müdür?
Aort kapak yetmezliğinde şikayetler başladıktan sonra 10 yıl içerisinde hastaların yarısı hayatlarını kaybeder. Kalp yetmezliği gelişen hastalarda ise her yıl 100 hastanın 20’si hayatını kaybeder.

MİTRAL KAPAK HASTALIKLARI
Mitral kapak nerede bulunur, görevi nedir ve nasıl çalışır?
Akciğerlerde oksijenlenerek akciğer toplardamarları aracılığı ile kalbin sol kulakçığına gelen kan, açılan mitral kapak yaprakçıkları arasından geçerek, tüm vücuda pompalanmak üzere sol karıncığa dolar.
Sol karıncık kalbimizin en güçlü kas dokusuna sahip boşluğudur. Sol karıncığın kasılması ile ortaya çıkan yüksek basınç sayesinde kanın vücudumuzun en uç noktalarına kadar gönderilmesi mümkün olur. Bu yüksek basıncın etkisi ile aort kapak yaprakçıkları açılarak kanınaort içine (ileriye doğru) pompalanması sağlanırken, kapanan mitral kapak yaprakçıkları sayesinde sol kulakçığa (geriye doğru) kaçmasına izin vermez.
Mitral kapağın iki adet yaprakçığı mevcuttur. Bu yaprakçıklar tabanlarından halka benzeri bir yapıya tutunmuş durumdadırlar. Yaprakçıkların serbest kenarları ise, ip benzeri yapılarla (korda tendineae) sol karıncığın içinde bulunan kas yapılarına (papiller kaslar) tutunurlar. Kapağın bu yapısı sayesinde yaprakçıkların serbest kenarlarının yüksek sol karıncık basıncına rağmen kanı geriye kaçırmaması sağlanır. Bu yapı, paraşüte (mitral kapak yaprakçıkları) iplerle (korda tendinealara)bağlı bir insanın (papiller kaslar) havada süzülmesine benzer. Havanın (sol karıncık içindeki kan) basıncı paraşütün açılmasını (mitral kapak yaprakçıklarının kapanması) sağlar. Mitral kapağın ip benzeri yapılarla sol karıncık içindeki kaslara tutunması, kapağın basınç etkisi ile ters yüz olmasına engel olur.





MİTRAL DARLIK
Mitral kapakta darlık olması ne demektir ve mitral darlık olursa ne olur?
Sol kulakçıktan sol karıncığa doğru yol alan kanın geçişi sırasında mitral kapak yaprakçıklarının serbestçe açılmasına engel olan tüm patolojiler mitral kapakta darlığa neden olur.
Mitral darlıktaki temel sorun, birbirine yapışan yaprakçıklar nedeni ile kapağın yeterli şekilde açılamaması ve bu nedenle kanın sol kulakçıktan sol karıncığa geçişinin zorlaşmasıdır.
Sol kulakçık, daralan kapak nedeni ile kanı sol karıncığa gönderebilmek için daha kuvvetli kasılmaya başlar ve genişlerancakbir süre sonra sol kulakçığa kanı getiren akciğer toplardamarlarında da sertleşme gelişir. Akciğer dokusundaki sertleşme nedeni ile akciğer atardamarında basınç yükselir ve zamanla sağ karıncık da kanı akciğere pompalamakta zorlanmaya başlar. Bir süre sonra triküspit kapakta yetmezlik gelişir, kalbin sağ tarafı da yetmezliğe gider.
Mitral darlıkta önemli bir sorun da atrial fibrilasyon denilen ritim bozukluğunun sık görülmesidir.
Normal sinüs ritmini durgun göle düşen bir damla suyun yarattığı düzgün bir dalga oluşumuna benzetecek olursak, atrial fibrilasyon göle yağmur yağmasına benzer. Oluşan kaotik ritim nedeni ile kalbin kulakçıklarının kasılması bozulur. Sol kulakçıktaki kanın durgunluğu nedeni ile pıhtılar oluşur. Bu pıhtıların kol, bacak atardamarlarına kaçması kangrenlere, beyne kaçması felçlere, böbrek atardamarlarına kaçması böbrek yetmezliğine, bağırsakları besleyen atardamarlara kaçması ise bağırsaklarda nekroza açabilir. Bu klinik tabloların tamamı hayatı tehdit eder.
Erişkinlerde normal mitral kapak alanı (MKA) 4.0-5.0 cm2 aralığındadır.
Hafif mitral darlık: MKA 1.4-2.5 cm2 aralığında. Şikayetler başlar. İlk şikayetler ağır egzersizde nefes darlığı, halsizlik ve çabuk yorulmadır.
Orta mitral darlığı: MKA 1.0-1.4 cm2 aralığında. Egzersiz sırasında veya sırt üstü yatınca nefes darlığı, geceleri nefes darlığı ile uyanma başlar. Bazı hastalarda egzersiz sonrasındaaniden akciğer ödemi gelişebilir (hasta, tüm hava yollarına su doldurulmuş gibi hisseder, nefes alamaz. Hayatı tehdit eden acil bir durumdur).
Ağır mitral darlık: MKA 1.0 cm2 altında. İstirahatte bile nefes darlığı, düşkünlük, yatağa bağımlılık gelişir. Mitral darlığa ikincil akciğer hipertansiyonu gelişimi söz konusu olursa, sağ kalp yetmezliğine (bacaklarda ödem, karaciğerde büyüme ve karında sıvı toplanması) gidiş başlar.

Mitral darlığın sebepleri nelerdir, mitral darlık nasıl bir seyir izler?
Mitral darlığın en sık nedeni çocukluk çağında geçirilen akut romatizmal ateştir.
Mitral darlık ilk romatizmal ateş atağından yıllar sonra ortaya çıkar.
Hastaların büyük kısmı 12 yaş civarında ilk akut romatizmal ateş atağını geçirir. Bu hastalarda mitral darlığın klinik bulguları 20 yaş civarında tespit edilmeye başlanır. Hastalarda mitral darlığa bağlı şikayetler ise 30’lu yaşlarda ortaya çıkar.
Mitral darlık hastalarında şikayetlerin ilk ortaya çıkışından yaklaşık 7-10 yıl içinde son evre kalp yetmezliğine (NYHA sınıf-IV fonksiyonel kapasite) gidiş olur.
Mitral darlığa yönelik girişimde bulunulmaz ise bu hastalar ortalama 40-50 yaşlarında hayatını kaybeder.

MİTRAL YETMEZLİK
Mitral kapakta yetmezlik olması ne demektir ve mitral yetmezlik olursa ne olur?
Mitral kapağın serbest uçlarını sol karıncık içindeki papiller kaslara sabitleyen iplerde (korda tendinea) bir kopukluk olması, papiller kaslarda fonksiyon bozukluğu veya yırtılma, kapak yaprakçıklarında yırtık veya delik oluşması gibi nedenler mitral kapakta yetmezliğe neden olur. *Mitral kapak yaprakçıklarının tutunduğu yüzük benzeri yapıda (annulus) ileri derecede genişleme olması durumunda, kapanma sırasında iki yaprakçığın serbest kenarları birbiri ile sağlam bir temas kuramaz ve mitral kapak yetmezliği gelişir.
*Mitral yetmezlikte temel sorun, sol karıncıktan geri kaçan kan nedeni ile hem sol kulakçığın, hem de sol karıncığın bu yüksek miktardaki kan hacmi ile baş etmek zorunda kalmasıdır.
*Mitral yetmezlik, patolojinin gelişme süresine göre akut mitral yetmezlik ve kronik mitral yetmezlik şeklinde ikiye ayrılabilir:
i. Kronik mitral yetmezlik
Kronik mitral yetmezlikte süreç oldukça yavaş işlediği için sol karıncık bu duruma adapte olmak için yavaş yavaş iç hacmini arttırmaya başlar. Bu adaptasyon nedeni ile hastaların uzun yıllar boyunca herhangi bir şikayeti olmaz. Ancak bir süre sonra sinsice büyüyen sol karıncık artık yeterince iyi kasılamamaya başlar ve hastada şikayetler ortaya çıkar.
Mitral yetmezliğin derecesi geri kaçan kan miktarına göre hafif, orta, ileri olarak tanımlanır.
Genellikle ilk ortaya çıkan şikayetler eforla gelen nefes darlığıdır.
Kronik mitral yetmezlikte ritim sorunları (atrial fibrilasyon) da görülebilir.
Klinik seyir mitral darlıkta olduğu gibi akciğer atardamarında yüksek tansiyon, sağ ventrikülde büyüme ve triküspit kapak yetmezliğine gidiş olarak ilerler ancak mitral darlıktan farklı olarak kronik mitral yetmezlikte kalbin sol karıncığında da büyüme ve yetmezlik ortaya çıkar.
Mitral kapakta çökme olması (mitral kapak prolapsusu), kapağın kapanma sırasında sol karıncığa doğru çökme (bel verme) oluşmasıdır. Her zaman mitral yetmezliğe yol açmaz. Bu durum oldukça sıktır (toplumun %1-2.5’inde bulunur).

ii. Akut mitral yetmezlik
Kronik mitral yetmezlikten farklı olarak ani gelişen bir durumdur.
Kalbin kendisini adapte edecek yeterli zamanı olmaz.
Mitral kapakta oluşan ani yetmezlik nedeni ile akciğerlerden temiz kanı getiren toplar damarlarda (pulmoner venler) hızlı tansiyon yükselmesine bağlı şikayet ve bulgular ortaya çıkar.
Tablo dramatiktir.
Akut mitral yetmezliğe yol açan nedenler:
a.Mitral yaprakçıkları tutan ip benzeri yapılarda (korda tendinea) kopma olması,
b. Mikrobik bir enfeksiyonun yaprakçıklarda delinme veya yırtılmaya neden olması (infektif endokardit),
c. Akut kalp krizi nedeni ile kapağın iplerle bağlı olduğu kaslarda (papiller kaslar) fonksiyon bozukluğu veya kopma gelişmesi.

TRİKÜSPİT KAPAK HASTALIKLARI
Kalbin sağ kulakçık ile sağ karıncığı arasında yer almaktadır,
Triküspit kapak üç yaprakçıktan oluşur.
Yapı ve çalışma şekli olarak mitral kapağa benzerler,
Triküspit kapaktaki sorunlar doğumsal veya sonradan kazanılmış (edinsel) olabilir.
Edinsel triküspit kapak sorunlarının en sık nedeni, kalbin sol tarafındaki kapak sorunlarının yıllar içerisinde sağ karıncıkta genişlemeye yol açması ve bunun neticesinde triküspit kapağın tutunduğu yüzük benzeri halkada oluşan genişlemeye bağlı olarak kapanma sırasında kapağın yaprakçıkları arasında açıklık kalmasıdır. Fonksiyonel yetmezlik denilen bu durumda en sık uygulanan ameliyat yöntemi, protez ring takılarak kapak halkasının tekrar daraltılmasıdır.
Mitral kapağında sorun olan hastaların %10-50’sinde triküspit yetmezliği de gelişir.
Özellikle madde bağımlılarında triküspit kapakta mikrobik enfeksiyona bağlı yetmezlik sıktır.
Künt travmalara bağlı triküspit kapak yetmezliği gelişebilir



bottom of page