top of page
Open Site Navigation
  • Facebook
  • Instagram
  • Youtube
  • LinkedIn
  • Whatsapp

GENEL ANESTEZİ

GENEL ANESTEZİ

Yaşamsal fonksiyonlarda bir değişiklik olmadan çeşitli ilaçların solunum ve damar yolu vasıtası ile hastaya verilerek, geçici bilinç kaybı ve refleks aktivitede azalma hali oluşturulması genel anestezi olarak adlandırılmaktadır.

Genel anestezi uygulaması; geçici süreliğine bilinç kaybına yol açarak, hastanın ameliyat sırasındaki farkındalığını önler, ağrıyı ortadan kaldırarak ameliyat sırasında hastaya konfor sağlar ve refleks aktivite azalması ve kas gevşemesini sağlayarak cerrahi müdahalenin yapılmasını kolaylaştırır.

Genel anestezi uygulamaları sırasında hastanın soluk alıp vermesini sağlayan kaslar dahil olmak üzere tüm kaslar felç halindedir. İşlem sırasında hastanın soluk alıp vermesi solunum cihazı ile gerçekleşir.

Anestezi uygulamasını yapan kişi, işlem sırasında hastanın yaşamsal bulgularını düzenli bir şekilde takip eder. Kan basıncı, kalp hızı, oksijenlenme oranı gibi parametrelerin incelenmesi güvenli cerrahi prosedürün sağlanması açısından önemli bir değer taşımaktadır. Geri dönüşümlü bir bilinç kaybı ve ağrıya karşı duyarsızlaşmayı sağlayan genel anestezi türündeki amaç, uygun cerrahi koşulları sağlayıp ameliyat boyunca hastanın bilincini kaybetmesi ve hiç acı hissetmemesidir.

Anestezi uygulanmadan önce kişi monitörize edilerek takibe alınıp kontrolü sağlanır. Bunun yanında hastanın sağlığını ve güvenliğini devam ettirmek de anestezi uzmanın görevidir. Genel anestezide çeşitli ilaçlar yalnız veya kombine uygulanır.

Anestezi öncesi hazırlık evresi vardır. Anesteziye hazırlık evresi preanestezik medikasyon ya da premedikasyon olarak adlandırılır.

Premedikasyon Uygulama Amaçları

Hastayı sakinleştirmek, ameliyata ilişkin endişe ve korkularını gidermek
İndüksiyonu kolaylaştırmak ve çabuklaştırmak
Verilecek olan anesteziklerin etkilerini gidermek (bulantı, ağrı, alerji vb.)
Verilecek cerrahi anesteziklerin dozunu azaltmak amacıyla kullanılır.

Genel anestezi; İntravenöz (damardan enjeksiyon, TIVA) , İnhalasyon (solunum,VIMA) ile uygulanır.
İntravenöz anestezikler, venlerin (toplardamar) içerisine uygulanarak anestezi oluşturmaya yarayan anestezik ilaçlardır.


İnhalasyon anestezikleri, hastaya havayolu ile verilir. Akciğerden alınan anestezik gaz öncelikle akciğerde gaz alışverişinin sağlandığı alveollere gelir. Alveollerden kana geçer.Kan yoluyla da beyne ve diğer dokulara dağılır. Ne zaman ki beyinde belli bir konsantrasyona ulaşır, o zaman anestezik etki ortaya çıkar.

Anestezi uzmanı, ameliyat boyunca kişinin sağlık durumunu gözler ve ilaç miktarını duruma göre azaltır ya da arttırır. Genel anestezi verildikten sonra hasta, derin bir uyku halindedir ve olanları hissetmez. Daha sonra anestezist, kas gevşetici vererek hastayı entübe eder.

Hasta entübasyon sayesinde anestezi cihazına bağlanarak suni solunma başlar ve bu yöntem sayesinde hava yolundaki basınç, solunumla vücuttan atılan karbondioksitin alınıp verilen oksijen kişinin vücudunda bulunan anestezik ilaçların miktarı sürekli takip edilir.
İdeal bir anestezik maddenin etkisi hızlı başlayıp hızlı sonlanmalıdır. Anestezik maddenin etkisi ne kadar uzun sürerse, sistemlerdeki etkileri de o derece devam edecektir.

Genel anestezi uygulamasının 3 temel dönemi mevcuttur.

1. İndüksiyon Evresi: Anestezinin başladığı evredir. Esasen hastanın da hatırlayabileceği tek dönem, bu evredir.
İndüksiyon evresi, tüm sistemlerin etkilenmeye başladığı evredir. En ciddi etkilenim şüphesiz ki solunum sisteminde ve dolaşım sisteminde meydana gelecektir. İlaçların uygulanmasını takiben kendi kendine nefes alamayan, bu konuda yapay desteğe ihtiyaç duyan ve koruyucu mekanizmaların da baskılanmasına bağlı olarak, hastanın yaşamsal bulgularında dramatik değişimler meydana gelen bir evredir. Bu dramatik değişimlerin kontrol altında tutulabilmesi için; bu değişimleri meydana getiren ilaçların etkileri, bu etkileri meydana getirme mekanizmaları ve bu sonuçların ortaya çıkmaması için alınması gereken önlemler bilinmelidir.

2. İdame Evresi: Anestezinin başlama evresini takiben, artık hastanın bilinci kapalı halde ve havayolu açıklığı sağlanmış halde cerrahi ekibe teslim edildiği evredir. Anestezinin devam ettiği evre idame evresidir.
İdame evresi, takibin ve önlemlerin yoğun olduğu bir evredir. Hasta anestezi makinesine bağlıdır, solunum işlevleri yapay olarak makine tarafından sağlanmaktadır, devam eden bir cerrahi işlem mevcuttur.

3. Ayılma Evresi: Anestezinin sonlandırıldığı, anestezik ilaçların uygulanmasının bitirildiği evredir. Ayılma evresinde özellikle hassas olunması gereken en önemli konu, solunum sistemine yönelik komplikasyonlardır. Bu evre özellikle hastanın solunum işlevlerini farklı sebeplerle yerine getirmesine engel olacak komplikasyon; çeşitleri ve yaklaşımları açısından önemle ele alınmalıdır.

Ameliyat bitiminde kullanılan anestezi ilaçlarını sonlandırılarak anestezi uzmanı gözetimi altında hastanın solunumunun ve reflekslerin geri gelmesi sağlanır.

Uygun zamanda hasta solunum cihazından ayrılır.

Solunumu tamamen normale döndüğünde ve bilinci yerine geldiğinde anestezi uzmanı gözleminde ameliyat masasından alınarak uyanma odasına alınır. Hasta uyanma odasında ağrısı dindirilir, ısıtılır, bulantı ve kusmaya karşı bir takım önlemler alınarak, konforlu bir şekilde odasına gönderilir.

bottom of page